27 Şubat 2011 Pazar

ETSY-ELBİSE MODELLERİ

                  Elbise sevdam gün geçtikçe büyüyor.Bu kadar sevmeme rağmen kış mevsiminde pek giyemiyorum elbiseyi. Üşüyorum... Ama bahar geliyor ve tiril tiril elbiseler bizleri bekliyor. Bu gün dışarı çıkamayınca sitelerde gezindim biraz. Portakal Ağacı'nın yazarı Hatice Hanım'ın sık sık sözettiği ETSY'de çok şeker şeyler var. Ben de bir kaç elbise beğendim oradan. Eğer alışveriş yapmak istiyorsanız buradan buyurun  ETSY



Bu yeşil elbise ile aşağıdaki siyah elbise aynı modeldeler.Ben her zaman siyah rengi tercih ediyorum.

 


 Aşağıdaki elbise de tiril tiril bahara uygun.Baharı düşünmek şimdiden beni mutlu etmeye yetiyor.




Bu modelde ise kemer ve eteğin duruşuna bayıldım.tesettürlü olan arkadalar omuz ve kollar için alternatif düşünmeli (bolero olabilir)


 


Sıradışı bir ebise

 

 Bu da çok şık bir elbise.Özellikle çalışan bayanların iş yerlerinde tercih edebileceği türden.Ama benim gibi tesettürlüyseniz bu elbiseyi unutun gitsin...





































Elbiselerin fiyaları fena değil.50-80 dolar arasında değişiyor.Ne dersiniz güzeller değil mi?

26 Şubat 2011 Cumartesi

İSKENDER PALA, ŞAH& SULTAN

    

             Sisli ve yağmulu bir sabaha uyandım Mardin'de...Oysa  pazar için planlar yapmıştım.Ama bu havada insanın içine bir kasvet çöküyor.Kılımı kıpırdatmak içimden gelmiyor.Sanırım yapılacak en iyi şey gazeteler eşliğinde güzel bir sabah kahvaltısı yapmak. Arkasından kahvemi yudumlarken sonunu merakla beklediğim romanımı okumak. Evet bu günü okumaya ayırmalıyım. Okul ve ev işleri bir de çocuk derken pek okumaya fırsat bulamıyorum. Hekesin okuyup bitirdiği,hatta eleştirisini yaptığı Şah& Sultan' ı bu yüzden şimdi okuyabiliyorum.Evet, siz de hala okumadıysanız tarafımdan şiddetle tavsiye edilir. Olaylar ve kurgu oldukça ilgi çekici. Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim'in liderlik mücadelesini anlatıyor. İskender Pala'nın diline gelirsek: beni bir hayli yoruyor. Yapmacık bir dil kullanıyor.  Divan edebiyatı parçaladığını düşünüyorum. Neyse hayranlarını kızdırmayalım değil mi?Herkese keyifli pazarlar...

25 Şubat 2011 Cuma

ANNEM VE PAZEN

              Şimdilerde yeniden sahnelerde. Kim mi? Kim olacak canım pazen kumaşlar.
              Pazen kumaşlar bana hep annemi ve eteklerini hatırlatır. Ben henüz sekiz- dokuz yaşlarındayken giyerdi annem pazen eteklerini. Kışın ısıtırdı pazen annemi; anne yüreği de içimizi...Soba küfül küfül yanarken annemin dizinde-pazen etekli dizinde-sımsıcak ,derin bir uykuya dalardım.Annemin parmakları saçlarımda dolandıkça ben periler,prensesler diyarında bir yolculuğa çıkardım. Kabarık eteklerimle dolanırdım bulutlarda. Eteklerim pazen değil tüldendi. Pazen etekleri yalnızca anneler giymeliydi o zamanlar. Şimdilerde öyle mi? En çıtırının üstünde pazen etekler,gömlekler.Vitrinler cıvıl cıvıl pazenler...ama anneminkilerden farklılır biraz.kıyısına köşesine yerleştirilmiş deri detaylar,dantel süslemeler oldukça modern bir hava vermiş pazenlere.
                Hadi itiraf edin.İlk çıktıklarında siz de burun kıvırmıştınız.ıııııhhh...Giymem demiştim ben anne pazenini.Giyiyorum.Hem de seviyorum.
                Son bir aydır kendime elbise diktirmek istiyordum.Ama malesef Mardin'de ne istediğim ğibi kumaş ne de terzi bulabiliyorum.Yine de Mardin sokaklarında kumaş aramaya çıktım.


 
Mardinli bayanlar böyle renkli,cıvıl cıvıl,pırıl pırıl giyinmeyi seviyorlar.

                   
                  
                         Onu bulduğumda kenara itilmiş, terkedilmişti.Sevdim...Hayalimdeki elbiseye uygun değildi ama yeni  hayaller kurabilirim diyerek aldım.Üzerindeki bol çiçeklerden ötürü sade bir model istedim terziden.Lise dönemlerinde formalarımız vardı.Lacivert jileler...İşte onlar gibi sade ve zarif bir jile diktirdim pazen kumaşımdan.Yakası da hakim yaka tarzında.Çizme boyu oldu.Daha uzun bir elbise istiyordum ama bu kumaşla pek de hoşdurmayacaktı.
             
               
                      İşte pazen elbisem...


            
                    Deri ceketimle giyiyorum genelde.Oldukça hoş duruyor.Görenler beğeniyor genelde.Hatta terzide provadayken bir bayan pencereden görüp içeriye daldı.Aynı modelden elbise diktirmeye kararlıydı çıkarken.

                    Eşarpsa annemin çeyizinde saklayıp sonra da benim çeyizime koyduğu eşarp.İkisi de allı güllü ama şimdilik böyle kullanıyorum.Bakalım bir dahaki elbise serüvenim nasıl sonuçlanacak?

20 Şubat 2011 Pazar

SİNBO SAÇ ŞEKİLLENDİRİCİ

                Dışarıda tesettürlüyüm ama evde rahat giyinmeyi, saçlarımla uğraşıp makyaj yapmayı çok seviyorum.Eşarbın ve bonenin altında iyice yapışan saçlarımla pek de hoş göründüğümü söyleyemem.Eşimse bu konuyla ilgili tek kelime etmiyor.Edemiyor...Bilirsiniz kadınlar olumsuz sölerden hoşlanmaz.Ama eşlerimizin bir şey söylemesine gerek yok.''Çirkin kadın yoktur;bakımsız kadın vardır.''düsturundan yola çıkarak pırıl pırıl parlamaya ne dersiniz? Bu çok da zor değil gözlerinize süreceğiniz rimel ve kalem bakışlarınızı ortaya çıkaracak.Biraz allık ve teninizle uyumlu hafif bir ruj ile capcanlı bir yüze sahip olacaksınız.Saçlara da biraz ahenk verdik mi tamamdır.Hem kendinize güveniniz artacak hem de kendinize duyduğunuz saygı insanların size saygı duymasına yol açacaktır.

  Ben bu aralar saçlarımla uğraşırken yeni bir oyuncak edindim kendime. Sinbonun saç şekillendiricisi.Pratik ve kullanışlı.




fotoğrafta gördüğünüz gibi set halinde.




               Beş ayrı başlığı var.Fön başlığı, kalın ve ince dalga için başlıklar maşası ...Hepsinin birarada olması güzel.Ama bence setin içinde düzleştirici de olmalıydı.benim ayrı olduğu için ihtiyaç duymuyorum.

               Bu arada sakın yanlış anlaşılmasın.reklam falan değil bu.Ben severek kullanıyoru.sizlerle de paylaşmak istedim.

16 Şubat 2011 Çarşamba

HÜZÜNLÜ BAKIŞLAR

          Gözlerimiz ne çok şey ifade eder.Kişiliğimizin,duygu ve düşüncelerimizin aynasıdır sanki.Yaln söylerken bakamayız karşımızdakine.Gözlerden okunur çünkü yalanlar.Sevdiğimize derin derin bakarız 'seni seviyorum'derken.Çünkü kelimeler kifayetsizdir derin bakışlar yanında.Bakışlarımız donup kalır kuytu karanlıklarda boğuşurken ümitsizlikle.Bazen de buğulanır o bakışlar...hüzünlenir...
         Zümrem, arkadaşım, can dostum, sırdaşım, ve tanıdığım en akıllı kadın olan Filiz öğretmen hep hüzünlü baktığımı söyler.Bu gün, bana aldığı eşarbı hediye ederken de yeniden hatırlattı hüzünlü bakışları.'Umarım bu cıvıl cıvıl eşarp hüzünlü bakışları alıp götürür.Seni böyle görmeye tahammül edemiyorum'dedi.Canım arkadaşımın zarif hediyesi ve güzel notu:



Kağıtta yazılı olan not:

''Dedim:çok yalnızım..
Dedin:ben sana çok yakınım(bakara186)
Dedim:Bunca günahım var hangisinin tövbesini yapayım?
Dedin:Allah bütün günahları bağışlayandır.(zümer53)
Dedim:yine bağışlar mısın?
Dedin:Allah'tan başka günahları bağışlayacak yoktur(aliimran135)
Dedim: Rabbim benim senden başka kimim var?
Dedin:Allah kuluna kafi değil mi? (zümer 36)
Evet allah  kuluna kafi.
Çok hoşuma gitti yukarıdaki satırlar.İstedim ki paylaşayım seninle,çirkin yazım eşliğinde.Bir de
İzmir'de görünce seni anımsayarak aldığım bu eşarbı kondurdum ucuna.Zümreme yakışır dedim bu renkler.Hem her taktığında gözlerindeki hüznü götürür de umut,yaşam,sevinç,kalır geriye diye düşündüm.Umarım beğenirsin,umarım sana hep güzel şeyler hatırlatır.Filiz''

TEŞEKKÜRLER FİLİZ ÖĞRETMEN


Bu son iki gündür aldığım ikinci Bona Sera eşarp oldu.İlkini eşim sevgililer günü için almıştı.Bona sera eşarplar çok kullanışlı oluyor.Başınızda kaymadan duruyor.Ayrıca İpek olmasına rağmen Aker veya Armine kadar fiyatlı değiller.Ama desen konusunda çok da farklı çizgileri olduğunu düşünmüyorum.

Bu da eşimin hediyesi olan eşarbım.Fotoğraf çekimlerinde pek iyi değilim.İdare edin artık :))
Bona seraları görmek içinTIK TIK

       
        

14 Şubat 2011 Pazartesi

İÇİMİZDEKİ BOŞLUK...

                    İçimde kocaman, büyük bir boşluk var. İki arada bir derede kalışımın simgesi bu gün. Bir yanım - toplumun dayatmacalarını seven - Sevgililer gününü kutlamak, çılgınlar gibi alışveriş yapmak istedi. Diğer yanım - daha içsel, daha özsel - Sevgililer gününden kaçmam ve Mevlit Kandilinin maneviyatı ile yoğrulmam gerektiğini kulağıma fısıldayıp durdu...iki ara bir dere meselesi işte... Biz Müslümanlar günlük hayatımızda ne de çok yaşıyoruz bu ikilemi...
-sinemaya git ama filmler senin maneviyatını bozar!
-cafede arkadaşlarınla söyleş ama maneviyatın bozulur!
-bowlinge git, tavla oyna ama...
-biraz spor yap? spor kıyafetler tesettüre uygun değil...maneviyatın bozulur!
-yüzmek? haşemayla işiteceğin sözlere hazır ol..
Hayır,hayır...dünyaya dair ne yapsak  içimizdeki o boşluk büyüyecek, bizi yalayıp yutacak mı?
Modern çağda yaşamak bu olsa gerek....
Bilmiyorum ama tek bildiğim dengeyi tutturmak.Denge insanı Efendimiz de bunu tavsiye ediyor..
O'nun kaygan kumlara bıraktığı ayak izlerini takip etmek zorlaştı...İzler silinmek üzere...Yapmamız gereken Efendimizin sünnetine sarılmak ve parlak yıldızlara benzettiği ashabına tutunmak...
                                     
                                                                
                           Güzel yüzlü,gül yüzlü efendim,selam ve salat sana olsun.

12 Şubat 2011 Cumartesi

GÜNLERDEN BİR GARİP GÜN

     Bu sabah yataktan kalkmak bir hayli zor oldu benim için.Uyumak, uyumak... sonsuza kadar uyumak istiyordum sanki... Sömestir tatilimiz bitmeye yüz tutmuşken, ben evime ve oğluma alışmışken, canımın içi anneciğimi yeni yolcu etmişken ve Mardin bu gün bu kadar soğuk ve sisliyken... Evet,  bu gün gerçekten pek de keyifli olmayacak gibi. İnsan kapalı havalarda neden keyifsiz olur bilmem. Bu gibi durumlarda en iyisi kendini alıp dışarıya atmak oluyor. Biraz alışveriş yapmak, sıcak bir mekanda sıcak bir şeyler içmek insanı rahatlatıyor. Ama ben yine de bilgisayarıma yapışıp nette dolaşmayı tercih ettim.

  Biliyorsunuz bu sene uzun elbiseler ve etekler moda oldu. Ben de kendime uzun bir elbise diktirmek istiyorum.Nette birkaç model buldum sizlerle de paylaşayım.
 

Bu model benim çok hoşuma gitti.Sanıyorum elbisemin kolları bu şekilde olacak. Yakası ve etek bölümü konusunda kararsızım.



Tesettürlü arkadaşlar yukarıdaki modeli gömlekle giyebilirler.
 
 
 
 

   Elbise biz bayanlara çok yakışıyor ama nedense giyerken biraz ürkek yaklaşıyoruz onlara..Kilo probleminiz varsa  sizi oldukça zarif gösterecek. Asil bir duruş katacağı da kesin.